Tesirsiz Parçalar

Tesirsiz Parçalar Kitabı Hakkında

“Beni affetme… Anlama da… Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu… Beni daha fazla konuşturma… Ben susayım, sen ağla… Gusül abdesti alabileceğim kadar gözyaşı biriktir benim için… Sonra beraberce çayıma siyanür karıştıralım. Önce göm beni, sonra anla…”

Çocukluğa, büyümeye, Beşiktaş’a, bayramlık ayakkabılara, içinden oyuncak çıkan yumurtalara, coğrafi uzaklıklara, bakmak için ölünen gözlere bakamaya, âşık olmaya ve olamamaya; bazen Deep Purple’a, bazen Ferdi Tayfur’a, bazen Salinger’a, bazen Oğuz Atay’a; anneye, babaya, kardeşe, sevgiliye, insana; kısacası hayata dair tesirli bir bakış açısı…

Yanı başımızdaki insanların trajedilerine bir sigara içimi süresince üzülüp sonra unuttuğumuz bir dünyada Ali Lidar, yazdıklarıyla donmuş insanlığımıza ateşle yaklaşıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar Ali Lidar
Yayınevi İthaki Yayınları

Tesirsiz Parçalar dan Alıntılar / Sözler

Kendimi tek bir cümleyle tanımlamam gerekse, tam olarak hiçbir şey ama her şeyden de birazcık, diye tarif ederim.

Bana başka gülüyor. “Ben de seni sevecek gibiyim ama daha değil” der gibi gülüyor. Bekle diyor sanki bana. Ben de bekliyorum.

Söyleyecek şeyimiz olmadığından değil söyleyecek çok şeyimiz var aslında ama bugüne kadar anlattıklarimiz hiçbir işe yaramadığından konuşmak istemiyoruz.

Yarım aklımı iyice başımdan almayın benim. Bağırmayın lan bana! Her ne söyleyecekseniz ağır ağır söyleyin, usul usul. Hem dinlerim sizi, hem duyarım, hem de anlarım. Yeter ki bağırmayın. Bağırmayın…

Bütün duygular zamanla değişir, dönüşür ve ölür.
Kalıcı olan tek ruh hali huzursuzluktur..

Anne…
Ben iyi değilim. Neyi tuttuysam elimde kaldı.
Atladığım her öğün için üzülen sen, ruhumdan akan kanı görsen, nasıl dayanırsın bilmem…

“Keşke bir gemide olsak..” dedi. Nereye gittiğimizi bilmeden denizin sonsuz maviliğinde kaybolsak…”

“’Olsun’ dedim, ‘eğer varsa kırılacak bir hayal, onu tamir edecek kadar çok seviyorum ben seni.’”

Doğup büyüdüğü yere ait değil insan… Acı çektiği ya da çok mutlu olduğu yere de ait değil… İnsan, olmak isteyip de olamadığı yere ait… Şey gibi bir his işte bu; çok, çok susamak gibi…

Oyun bozuldu, artık beraber kaybedeceğiz!

Leave a Reply